Bugun kendin icin ne yaptin
blogumdaki eski yazılarıma saatlerce sss, faqpage, iç link, dış link, tekrar google url testi göndermesiyle uğraştım.
orijinal şekilde yazması + halktan herkesin anlayacağı basitlikte yazması + google seonun tercih etmesi, snippetiydi, meta açıklamasıydı, giriş cümlesiydi, başlıklarıydı derken makaleyı yazmak 3 saat sürüyorsa ayarlarını yapmak 6 saat sürebiliyor.
bir de nerede ne varmış kafayı takıyorum. koleksiyonerliği, arşivciliği ve liste yapmaya takıntılıyım. o kadar çok yazım oldu ki ve ciddi emek verip zaman harcadığımdan maksimum verimi almaya çalışıyorum. işte o ayarları titizlikle yapmayınca istersen en özgün en sağlam içeriği yaz gölgede kalıyor, arayan bulamıyor, faydalanamıyor. tabi benim amacım hiçbir zaman çok popüler olmak değil (aksine sevmem bunu) az ama öz olsun, öncelik kaliteli yani nitelik. zaten kar amacı da gütmüyorum yalnız işte o kadar emek verince arayanın rahatça bulabilmesini haliyle onlara faydasını arttıracağı için motive olup uğraşıyorum. bugün de işte yemeden içmeden uğraştım.
blog yazmak, titizlikle ve özenerek yapılırsa gerçekten zor bir hobi. ama tatmin ediyor, koleksiyonerlik gibi değerli bilgileri listeleme ve biriktirme zevkini alıyorsun. ayrıca zaten yazarken tekrar ve tekrar pratik yapıp o konuyu daha iyi içselleştiriyorsun. bruce lee'nin bayıldığım bir sözündeki durum "binlerce tekme bilenden korkmam ama bir tekmeyi binlerce kez çalışmıştan korkarım" yani diğer ifadeyle feynman'ın daha iyi öğrenme tekniğidir, başkasına öğretmek. üzerine insanlara yardımcı olmak da çok iyi hissettiriyor.
(bkz: maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi)
(bkz: kendini gerçekleştirmek)
(bkz: pratik mükemmelleştirir)
(bkz: richard feynman)
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkürler!